Panik atağa neden olabilen psikolojik bozukluk nedir ?

Efe

New member
Bu ayrım toplumsal açıdan da önemli.

Çünkü ruhsal belirtileri yalnızca “güçsüzlük” olarak yorumlamak, yardım aramayı geciktirebilir.

Özellikle erkekler açısından bu konu ayrıca dikkat çekici olabilir.

“Erkek adam korkmaz.”

“Panik yapma.”

“Kontrolünü kaybetme.”

“Dayan biraz.”

Bu cümleler bazen iyi niyetle söylenir.

Ama kişinin yardım aramasını zorlaştırabilir.

Öte yandan kadınların da “fazla hassas”, “çok kaygılı” veya “abartıyor” şeklinde etiketlenmesi benzer biçimde zararlı olabilir.

Yani mesele erkeklerin güçlü, kadınların duygusal olması değildir.

Mesele, toplumun herkese duygularını nasıl yaşaması gerektiğini öğretmesidir.

Mert'in Kaçış Haritası

Birkaç hafta sonra Mert'in hayatında küçük değişiklikler başladı.

Önce metrodan vazgeçti.

Sonra otobüste kapıya yakın oturmaya başladı.

Sinema salonunda en kenardaki koltuğu seçti.

Asansöre binmemeye çalıştı.

Uzun toplantılarda tuvalete yakın oturdu.

Arkadaşları bunu fark etmedi bile.

Çünkü Mert hâlâ işe gidiyor, konuşuyor, gülüyor ve günlük hayatını sürdürüyor gibi görünüyordu.

Fakat zihninde görünmez bir harita oluşmuştu.

Haritada bazı yerler “güvenli”, bazıları “tehlikeli” olarak işaretlenmişti.

Bu durumun daha ileri boyutlarında agorafobi de tabloya eşlik edebilir. Agorafobide kişi, kaçmanın veya yardım almanın zor olacağını düşündüğü toplu taşıma, açık alan, kapalı alan, kalabalık veya evden yalnız çıkma gibi durumlarda yoğun korku yaşayabilir ve bunlardan kaçınabilir. Zihinsel Sağlık Enstitüsü

Mert'in terapisti ona ilginç bir soru sordu:

“Metrodan kaçındığınız için kendinizi daha güvende mi hissediyorsunuz?”

“Evet.”

“Peki bu güven ne kadar sürüyor?”

Mert düşündü.

“Bir sonraki metro yolculuğunu düşünene kadar.”

İşte mesele buydu.

Kaçınmak kısa vadede rahatlatıyordu.

Ama uzun vadede korkunun öğrenilmesini güçlendirebiliyordu.

Çözüm Bir Gecede Gelmedi

Mert'in terapisi bir “kendine gel ve korkma” seansından ibaret değildi.

Bilişsel davranışçı terapi, panik bozukluğunda araştırmalarla desteklenen yaklaşımlardan biridir. Kişinin panik belirtilerinden önce, sırasında ve sonrasında ortaya çıkan düşünce ve davranışlarını anlamasına; beden duyumlarına verdiği tepkileri yeniden değerlendirmesine yardımcı olabilir. Maruz bırakma teknikleri de bazı durumlarda kişinin korktuğu duyumlar veya kaçındığı durumlarla terapötik biçimde çalışmasını içerebilir. Zihinsel Sağlık Enstitüsü+1

Mert önce kendi düşüncelerini fark etmeyi öğrendi.

“Kalbim hızlandı.”

yerine:

“Kalbimin hızlandığını fark ediyorum.”

demeye başladı.

Bu iki cümle küçük görünüyordu.

Ama aralarında büyük bir fark vardı.

İlkinde kalp hızlanması bir felaketin habercisiydi.

İkincisinde ise gözlemlenen bir bedensel duyumdu.

Doktorunun değerlendirmesine göre bazı durumlarda ilaç tedavisi de gündeme gelebilirdi. Panik bozukluğunda psikoterapi, ilaç tedavisi veya ikisinin birlikte kullanılması kişinin durumuna göre değerlendirilebilir. SSRI ve SNRI grubu antidepresanlar tedavide kullanılabilen seçenekler arasındadır; ilaç seçimi ve kullanımı mutlaka sağlık profesyoneli tarafından belirlenmelidir. Zihinsel Sağlık Enstitüsü

Mert için önemli olan bir başka şey de şuydu:

Tedavi, “bir daha asla panik yaşamamak” sözü değildi.

Amaç, paniğin hayatının direksiyonuna geçmesini engellemekti.

Bir Akşam Mert Yeniden Metroya Bindi

Aylar sonra Mert yine metro istasyonundaydı.

Derya yanındaydı.

Burak ise telefonuna bir mesaj bırakmıştı:

“Çıkınca haber ver.”

Mert turnikeden geçti.

Tren geldi.

Kapı açıldı.

Bir an durdu.

Eskiden bu noktada geri dönerdi.

Bu kez bindi.

Tren hareket etti.

Tünel karardı.

Mert'in kalbi biraz hızlandı.

Bir süre sonra elleri terledi.

Mert'in zihninde eski cümle belirdi:

“Ya yine başlarsa?”

Sonra başka bir cümle geldi:

“Başlasa bile bunun ne olduğunu biliyorum.”

Derya ona bakmadı.

Onu sürekli kontrol etmedi.

Sadece yanında oturdu.

Burak'ın stratejik planı da cebindeydi.

Ama Mert artık ikisine de aynı ölçüde bağımlı değildi.

Kendi bedenini ve korkusunu daha iyi tanımaya başlamıştı.

Tren bir sonraki istasyonda durdu.

Mert indi.

Dünyada hiçbir şey değişmemişti.

Ama Mert'in dünyayla kurduğu ilişki biraz değişmişti.

Panik Atak Yaşayan Birine Ne Söylemeli?

Belki bu hikâyenin en önemli kısmı burası.

Çünkü panik atak yaşayan birinin yanında bulunan kişi bazen ne yapacağını bilemez.

“Abartıyorsun.”

“Hiçbir şeyin yok.”

“Rahatla.”

“Bunu kafanda büyütüyorsun.”

gibi cümleler kişinin yaşadığı deneyimi küçümseyebilir.

Bunun yerine daha sakin bir dil kullanılabilir:

“Yanındayım.”

“Şu anda güvendesin.”

“Bunun zor olduğunu görüyorum.”

“İstersen birlikte biraz oturalım.”

“Bir sağlık profesyonelinden yardım almayı düşünelim.”

Burada amaç kişiye teşhis koymak değil, onu yalnız bırakmamaktır.

Çünkü panik belirtileri çok yoğun olabilir ve kişinin yaşadığı korku gerçek bir deneyimdir.

Aynı zamanda göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma gibi belirtiler ilk kez ortaya çıkıyorsa veya alışılmadık derecede şiddetliyse bunların otomatik olarak “panik atak” kabul edilmemesi gerekir. Fiziksel nedenlerin değerlendirilmesi önemlidir. Zihinsel Sağlık Enstitüsü

Peki Panik Atağa Neden Olabilen Psikolojik Bozukluk Nedir?

Hikâyemizin başındaki soruya dönersek:

Tekrarlayan ve beklenmedik panik ataklarla birlikte yeni atak geçirme korkusu, sürekli endişe veya kaçınma davranışları ortaya çıkıyorsa söz konusu psikolojik bozukluk panik bozukluğu olabilir.

Fakat tek bir panik atak yaşamak doğrudan panik bozukluğu tanısı anlamına gelmez. Ayrıca panik benzeri belirtiler başka ruhsal veya fiziksel durumlarla da ilişkili olabilir. Bu nedenle internet üzerinden kendi kendine tanı koymak yerine bir hekim veya ruh sağlığı uzmanının değerlendirmesi daha güvenlidir. Zihinsel Sağlık Enstitüsü

Mert'in hikâyesinde asıl dönüşüm, korkunun tamamen ortadan kalkması değildi.

Korkuya rağmen hayatına devam edebilmesiydi.

Belki de panik bozukluğu hakkında düşünürken kendimize şu soruları sormamız gerekiyor:

Bedenimde hissettiğim her yoğun duyumu bir felaket işareti olarak mı yorumluyorum?

Korktuğum için hayatımdaki hangi alanlardan uzaklaşmaya başladım?

Bir yakınım aynı şeyi yaşasa ona “güçlü ol” mu derdim, yoksa yanında mı dururdum?

Ve belki en önemlisi:

Yardım istemeyi gerçekten bir zayıflık olarak mı görüyoruz, yoksa kendini tanımanın ve çözüm aramanın bir parçası olarak mı?

Panik bozukluğu yaşayan insanlar yalnız değil. Tedavi seçenekleri bulunuyor ve uygun profesyonel destekle belirtiler yönetilebilir, yaşam kalitesi iyileştirilebilir. Zihinsel Sağlık Enstitüsü+1

Bazen insanın ihtiyacı korkusunun hiç gelmemesi değildir.

Korku geldiğinde onunla ne yapacağını öğrenmektir.
 
Üst