Geniş zaman kipinin şartı eki nedir ?

Emir

New member
Geniş Zaman Kipinin Şartı Eki Nedir? Türkçede İhtimal, Alışkanlık ve Düşünce Arasındaki İnce Köprü

Türkçede bazı dil yapıları vardır ki yalnızca gramer konusu olarak kalmaz; insanın düşünme biçimiyle, hayata yaklaşımıyla ve hatta duygusal tonu ile de ilişki kurar. Geniş zaman kipinin şartı eki de bunlardan biridir. İlk bakışta sadece bir ek birleşimi gibi görünür: “-r/-ar/-er” geniş zaman eki ile “-sa/-se” şart eki yan yana gelir ve ortaya “gelirse”, “yaparsa”, “okursa” gibi yapılar çıkar. Ancak bu kullanımın taşıdığı anlam yalnızca teknik değildir. İçinde ihtimal vardır, beklenti vardır, bazen temkinli bir umut, bazen de hayatın akışına bırakılmış bir düşünce biçimi bulunur.

Türkçe üzerine düşünürken insan bazen eski Yeşilçam filmlerindeki diyalogları hatırlar. Kahramanın biri pencereye bakıp “Gelirse konuşuruz” der mesela. Bu cümlede kesinlik yoktur ama tamamen umutsuzluk da yoktur. Dil burada yalnızca bilgi vermemekte, ruh hâli de taşımaktadır. İşte geniş zamanın şart eki dediğimiz yapı, tam olarak bu ince bölgede çalışır.

Geniş Zaman Kipi Nedir?

Konunun temelini anlayabilmek için önce geniş zaman kipine bakmak gerekir. Türkçede geniş zaman, genellikle alışkanlıkları, genel doğruları, sürekli yapılan işleri veya zaman sınırı taşımayan durumları anlatır.

Örneğin:

* Her sabah kahve içerim.

* Akşamları kitap okur.

* İnsan bazen yalnız kalmak ister.

Bu cümlelerde anlatılan durum belirli bir ana sıkışmaz. Süreklilik hissi vardır. Geniş zaman bu yönüyle biraz gündelik hayatın ritmine benzer. Her gün tekrar eden küçük alışkanlıklar gibi çalışır.

Türkçede geniş zaman eki çoğunlukla şu biçimlerde görülür:

* -r

* -ar

* -er

Örneğin:

* Gelir

* Yazar

* Bekler

Bu yapı, fiilin genel veya alışılmış biçimini verir.

Şart Eki Nedir?

Şart eki ise bir durumun başka bir duruma bağlı olduğunu gösterir. Türkçede bu ek “-sa/-se” biçimindedir.

Örneğin:

* Gelirse haber ver.

* Vakit bulursam uğrarım.

* Yağmur yağarsa çıkmayız.

Burada gerçekleşmesi beklenen ikinci durum, ilk koşula bağlıdır. Dil bir anlamda ihtimalli düşünür. Kesin konuşmaz ama ihtimali de göz ardı etmez.

Bu yönüyle şart eki günlük hayatın doğal akışına oldukça yakındır. Çünkü insan zihni çoğu zaman kesinlikten çok olasılıklarla çalışır. “Olursa”, “denk gelirse”, “isterse”, “uygun olursa” gibi ifadeler gündelik konuşmanın temel parçalarıdır.

Geniş Zamanın Şartı Eki Nasıl Oluşur?

Geniş zamanın şartı eki, geniş zaman eki ile şart ekinin birleşmesiyle oluşur.

Formül basittir:

Fiil kökü + geniş zaman eki + şart eki

Örnekler:

* Gel-ir-se

* Yap-ar-sa

* Gör-ür-se

* Bekle-r-se

Burada dikkat edilmesi gereken şey, yapının yalnızca teknik bir birleşim olmadığıdır. Çünkü bu kullanım cümleye özel bir ton verir. Bir ihtimal hissi oluşturur ama bunu sert veya kesin olmayan bir biçimde yapar.

Mesela “Gelince konuşuruz” cümlesi ile “Gelirse konuşuruz” arasında belirgin bir fark vardır.

“Gelince” daha yüksek bir ihtimal taşır. Sanki kişinin geleceği düşünülmektedir.

“Gelirse” ise daha açık uçludur. Gelebilir de gelmeyebilir de.

Türkçenin zarif taraflarından biri de tam burada ortaya çıkar. Küçük bir ek değişimiyle cümlenin psikolojik havası değişebilir.

Geniş Zamanın Şartı Ne Anlatır?

Bu yapı çoğunlukla üç temel anlam çevresinde kullanılır:

* İhtimal

* Koşul

* Beklenti

Örneğin:

“Ararsa söylerim.”

Bu cümlede hem bir koşul vardır hem de henüz gerçekleşmemiş bir ihtimal bulunur.

Benzer biçimde:

“İsterse başarır.”

Burada yalnızca teknik bir şart ilişkisi yoktur. Aynı zamanda kişiye dair bir yorum da vardır. Yani dil bazen karakter analizi bile taşır.

Bu yüzden Türkçe yalnızca kurallardan oluşan mekanik bir sistem değildir. İnsan davranışına, duyguya ve sezgiye de alan bırakır.

Edebiyatta ve Günlük Dilde Kullanımı

Geniş zamanın şartı eki özellikle edebiyat dilinde oldukça canlı bir kullanım alanına sahiptir. Çünkü bu yapı kesin hüküm vermeden düşünmeye imkân tanır.

Bazı romanlarda karakterlerin iç konuşmaları bu kip üzerinden ilerler:

* “Belki dönerse her şey değişir.”

* “Sorarsa anlatırım.”

* “Anlarsa kırılmaz.”

Bu cümlelerde yalnızca bir olay değil, duygusal bir mesafe de vardır. İnsan bazen kendini doğrudan ifade etmek yerine ihtimaller üzerinden konuşur. Türkçe de buna uygun bir yapı sunar.

Modern dizilerde ya da şehir hayatını anlatan filmlerde de bu kullanım sık görülür. Özellikle ilişkiler üzerine kurulu diyaloglarda geniş zamanın şartı dikkat çeker. Çünkü insanlar çoğu zaman kesin konuşmak istemez. Bir kapıyı tamamen kapatmadan, ihtimali açık bırakarak konuşurlar.

“Gelirse bakarız” gibi bir cümle, bazen uzun açıklamalardan daha fazla anlam taşır.

Dil Bilgisinin Ötesinde Bir Kullanım Alanı

Dil bilgisi konuları çoğu zaman öğrenciler için ezberlenmesi gereken kurallar gibi anlatılır. Oysa bazı yapılar, insan düşüncesinin doğrudan parçasıdır. Geniş zamanın şartı eki de bunlardan biridir.

Çünkü bu yapı hayatın kesin olmayan tarafına karşılık gelir. İnsan geleceği tam bilemez. Bu yüzden konuşurken çoğu zaman ihtimal alanı bırakır.

* Uygun olursa gelirim.

* Bulursam alırım.

* Zamanım olursa izlerim.

Bunlar yalnızca gramer örneği değildir. Aynı zamanda gündelik yaşamın düşünme biçimidir.

Bir bakıma bu yapı, Türkçenin acele etmeyen tarafını da gösterir. Kesin hüküm vermeden konuşmak bazen daha gerçekçidir. Çünkü hayat çoğu zaman planlandığı gibi ilerlemez.

Geniş Zamanın Şartı ile Diğer Yapılar Arasındaki Fark

Bu konuyu öğrenirken en çok karıştırılan noktalardan biri geniş zamanın şartı ile diğer şart yapıları arasındaki farktır.

Örneğin:

* Gelirse

* Geldiyse

* Gelecekse

Bu yapılar birbirine benzese de zaman algıları farklıdır.

“Gelirse” daha genel ve açık uçlu bir ihtimal taşır.

“Geldiyse” geçmişe dönük bir varsayım içerir.

“Gelecekse” ise geleceğe yönelik daha belirgin bir beklenti taşır.

Geniş zamanın şartı bu üçü arasında en esnek ve en doğal kullanılan yapılardan biridir. Çünkü günlük hayatın belirsizlik alanına oldukça uygundur.

Sonuç

Geniş zaman kipinin şartı eki, Türkçede fiillere “-sa/-se” şart ekinin getirilmesiyle oluşur ve çoğunlukla ihtimal, koşul ve beklenti anlamı taşır. “Gelirse”, “okursa”, “isterse” gibi örneklerde görüldüğü üzere bu yapı, yalnızca bir dil bilgisi konusu değildir; aynı zamanda düşünme biçimini de yansıtır.

Türkçenin güçlü taraflarından biri, küçük eklerle büyük anlam farkları yaratabilmesidir. Geniş zamanın şartı eki de bu incelikli yapının önemli örneklerinden biridir. İnsan ilişkilerinden edebiyata, gündelik konuşmadan iç düşüncelere kadar pek çok alanda doğal biçimde yer alır.

Bu nedenle konuya yalnızca bir sınav başlığı gibi bakmak eksik kalır. Çünkü bazen bir ek, bir insanın kararsızlığını, umudunu, beklentisini ya da mesafesini sessizce taşıyabilir. Türkçe de tam bu noktada yalnızca iletişim kuran değil, hissettiren bir dile dönüşür.
 
Üst